ALFABETİK MENÜ
| Yıllık Ücretli İzin |
|
|
|
| Yazar Hakan ATAKAN |
| Pazartesi, 13 Eylül 2010 16:35 |
|
Yıllık ücretli izin, 22.05.2003 tarihli 4857 sayılı İş Kanununun 53. il 60. ‘ıncı maddeleri arasında düzenlenmiş olup, ayrıca 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de “Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği” yayımlanarak işverenlerce işçilere verilecek yıllık ücretli izinlerin usul ve esasları belirlenip yürütülmektedir.
Yıllık izin süresinin ve izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçinin işe başladığı ilk günden itibaren aynı işverenin bir veya birden fazla işyerinde toplam olarak, en az bir yıl çalışmış olması şartını sağlaması gerekmektedir.
Niteliklerinden ötürü çalışma süreleri bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.
İşveren ile çalışan arasında düzenlenmiş olan iş akdinde deneme süresi var ise bu süre de yıllık ücretli izin hesabına dahil edilecektir.
Ayrıca yıllık ücretli izin hakkından hiçbir şekilde vazgeçilemeyeceği unutulmamalıdır. Çalışan yıllık ücretli izin hakkından feragat edemez, yerine parasını isteyemez. Anayasa’nın 50. maddesi hükmü gereği “……. Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.” denmektedir.
Anayasa’nın bu hükmü gereği 4857 sayılı iş kanunu’ndaki düzenlemeler toplu olarak ele alındığında, kanunlarda sayılan olağanüstü haller dışında çalışanların Hafta Tatili, Ulusal ve Resmi bayramlarda ve Yıllık ücretli izin günlerinde çalışmadan dinlendirilmesi hususunda işverene ve işçiye zorunluluklar getirilmiştir. Bu kuralın normal koşullardaki istisnası iş sözleşmesinin fesih edildiği sırada varsa kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkına isabet eden ücretinin ödenmesidir. Bunun dışında gerek işveren’in işlerin aksamaması için yıllık ücretli izine çıkartmak yerine çalışana iznin ücretini önermesi, gerekse çalışanın gelirini arttırmak amacıyla izine çıkmak yerine parasını istemesi yasal değildir. Bir yıllık süre içinde 4857 sayılı İş Kanunu 55 inci maddede sayılan haller dışındaki sebeplerle işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde etmesi için gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet yılına aktarılır.
İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve yukarıdaki fıkra ve 55 inci madde hükümleri gereğince hesaplanır.
Hizmet Süresine Göre; - 5 Yıldan Fazla 15 Yıldan az çalışanların izin süresi = 20 iş gününden, Yaş Kriterine Göre;
Yıllık ücretli izin süreleri iş akdi veya Toplu iş sözleşmeleri ile arttırılabilir. Kanun’un Yıllık ücretli izin sürelerini düzenleyen 53. maddesinde Yaş ve Kıdem kriterleri göz önüne alınarak belirlenen süreler asgari süreler olup, gerek çalışan ve işveren arasında düzenlenen iş akdi ile gerekse toplu iş sözleşmeleri yoluyla bu süreler arttırılabilir. Yıllık Ücretli İzin Süresi, İzine Denk Gelen Milli ve Dini Bayram Günleri Kadar Uzar.
* Ulusal Bayram Günü - 29 Ekim “Cumhuriyet Bayramı” - 19 Mayıs günü “Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı”, - 30 Ağustos günü “Zafer Bayramı” ‘dır. * Dini bayram günleri şunlardır: - Ramazan Bayramı (üç gün) - Kurban Bayramı(dört gün) * Diğer bayram günleri şunlardır:
Yıllık Ücretli İzin Süresinin Hesabında Çalışılmış Gibi Sayılan Haller; a. İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler, (İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda yıllık ücretli izin hesabında çalışılmamış gibi değerlendirilir.) doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 8 hafta olup, çoğul gebeliklerde doğumdan önceki 8 haftaya 2 hafta daha ilave edilir. Ancak Doğumdan sonraki 8 Haftalık izinin bitiminden sonra ayrıca 6 aylık ücretsiz izin kullanılmışsa bu süre Yıllık ücretli izin hesabında çalışılmış gibi kabul edilmez) ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler, (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.) tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın on beş günü, (işçinin yeniden işe başlaması şartıyla) çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler. gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler. ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler. bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler. işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler. götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresinden sayılmaz. çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler, kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler, çocuklarının ölümünde üç güne kadar verilecek izinler,
Cumartesi Çalışmayan İşyerlerinde Cumartesi Günü de Yıllık Ücretli İzin Süresine Hafta Tatili Olarak İlave Edilmeli midir? 4857 sayılı İş kanunu’nun hafta tatili ücreti başlıklı 46. Maddesinde; hafta boyunca kesintisiz olarak çalışmış olmak koşulu ile (Ulusal Bayram ve Tatil günleri ile kanunda sayılan diğer haller çalışılmış gibi hesaplanır) 7 günlük zaman dilimi içersinde en az 24 saatlik kesintisiz dinlenme süresi (hafta tatili) vermesi zorunluluğundan bahsetmiş, 63. maddesinde ise haftalık çalışma saatinin en çok 45 saat olduğunu hüküm altına almıştır. Özellikle 46. maddesinde yapılan açıklamalar ışığında 7 günlük zaman dilimi içerisinde çalışana kesintisiz olarak 24 saatlik izin verileceğine vurgu yapılmıştır. Açıklamalar ışığında, Cumartesi ve Pazar Günleri çalışmanın olmadığı işyerlerinde, Çalışan ile işveren arasında yapılmış yazılı iş akdi ile hafta tatili olarak kullanılan Cumartesi ve Pazar günlerinin, yıllık ücretli izin süresine ekleneceğine dair bir hüküm yok sa, yıllık ücretli izin hesabına hafta tatili olarak 1 gün olarak ilave edilecektir. Yıllık Ücretli İzin Bölünebilir mi? Ancak, hak edilen izin süreleri tarafların anlaşması suretiyle bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir. Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.(Yıllık ücretli izin defteri) İş Kanunu’nun işveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin ücreti, izine çıkmadan önce çalışana ödenmelidir.
Emekli kişilerin yıllık ücretli izin haklarının hesabında, normal çalışanlardan bir farkı yoktur. Deneme süresi dahil aynı işverene bağlı farklı işyerlerinde de olsa bir yıl çalışmış olan emeklilerin, normal çalışanlarda olduğu gibi 14 çalışma günü ve 2 Hafta tatili günü olmak üzere (Genelde Pazar) toplam 16 günlük izin hakkı vardır. En son çalıştığı işyerinden emekli olan ve emekli olduktan sonra da Sosyal Güvenlik Destek Primi Ödeyerek aynı işyerinde çalışmaya devam eden kişinin Yıllık ücretli izin süresinin hesabında emekli olmadan çalıştığı sürelerde hesaba katılır.
Örneğin; 18 Yıl aynı işyerinde çalıştıktan sonra emekli olan ve en son 26 gün ve 4 Hafta tatili olmak üzere 30 günlük izine hak kazanmış çalışan, emekli olduktan sonra aynı işverene bağlı olarak Sosyal Güvenlik Destek primi ödeyerek çalışmaya devam ederse Yıllık ücretli izin hakkı yine 30 Gün olacaktır. Emeklilik nedeniyle yapılan çıkış ve emeklilik işlemlerinin tamamlanması için geçen 3-4 ay gibi bir süre sonrasında, emekli olarak girişinin yapılması nedeniyle yıllık ücretli izin hakkı yeni işe girmiş biri gibi değil, eski kıdemi üzerinden devam ettirilecektir. Ancak Çalışanın emekli olduktan sonra tamamen başka bir işverene bağlı olarak Emekli statüsünde işe girmesi halinde yıllık ücretli izin hakkı, yeni işe girmiş bir kişi gibi ve 4857 sayılı iş kanunu’nun 53. maddesi hükümleri göz önünde bulundurularak hesaplanacaktır. “ Bu konuda örnek oluşturacak Yargıtay Kararında konuyla ilgili tespit davası açan bir işçi sendikasının davasını Yargıtay konunun tespit davasına gerek olmayacak kadar net olduğu gerekçesiyle reddetmiştir. [ Y.9.H.D.9.E. 2003/23749 K. 2004/12114 T. 17.05.2004] Sonuç olarak, muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrılan çalışanın, askerlik dönüşü aynı işyerinde veya aynı işverenin başka bir işyerinde tekrar çalışmaya başlaması durumunda Yıllık ücretli izin hesabı yapılırken yeni işe girmiş kişilerde olduğu gibi değil, askerlik öncesi en son kıdemi nerede kaldıysa oradan devam ediyormuş gibi hesaplama yapmak gerekmektedir. Örneğin: Askere gitmeden önce, 7. yılına ait yıllık ücretli iznini 20 gün + 3 gün hafta tatili olmak üzere toplam 23 gün olarak kullanan çalışan, 2006 yılında Kıdem tazminatını ve diğer tüm haklarını alarak işyerinden ayrılmış, 2008 yılında askerlik dönüşü tekrar eski çalıştığı işyerine tekrar giriş yapmıştır. 2009 yılında askerlik dönüşü sonrası ilk iznini kullanacak olan çalışan 8. yıl izni olarak yine 20 gün + 3gün hafta tatili = 23 gün izin kullanacaktır. İzin İsteğinin İşverene Bildirilmesi; Çalışan yıllık izin isteminde, adını, soyadını, varsa kurum sicil numarasını, iznini hangi tarihler arasında kullanmak istediğini ve ücretsiz yol izni isteyip istemediğini yazar. Aynı tarihe rastlayan izin isteklerinde; işyerindeki kıdem ve bir önceki yıl iznini kullandığı tarih dikkate alınarak öncelikler belirlenir. Yol izni alanlar bu süreyi kullanmadan işe dönerlerse, işveren bunları anılan sürenin bitiminden önce işe başlatmayabilir. İş Akdinin Sona Ermesi Halinde Hak Edilip Kullanılmayan İzin Ücreti Ödenir mi? İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı(5 yıl) iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle (İhbar süresi), 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri (en az günlük 2 saat) yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez. ücreti ödenmeyen her bir işçi için…………………………………………………..204,00 Tl veya eksik kullandırılan her işçi için………………………………………………..204,00 Tl
para cezası uygulanır.
Örnek-1 :
Örnek-2 :
Olarak yukarıda belirtilen tarih aralıklarında yıllık ücretli izin kullanacaklardır.
Yıllık ücretli izin süresi hesabında Hafta tatili olarak 2 Pazar Günü (02.05.2010 ve 09.05.2010) ve Çalışma gününe denk gelen 1 günlük, 01 Mayıs “Emek ve Dayanışma Günü” yıllık ücretli izin gününe eklenecek, ve toplam izin süresi 14+2+1 = 17 Gün olacaktır. Aynı uygulama, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim, 09-10-11 Eylül2010 tarihleri arasındaki Ramazan Bayramı ile 16-17-18-19 Kasım 2010 tarihleri arasındaki Kurban Bayramına denk gelen yıllık ücretli izinler içinde yapılacaktır.
HAKAN ATAKAN Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Web : www.hakanatakan.com.tr e-mail : Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
KAYNAK :
- 22.05.2003 Tarihli 4857 Sayılı İş Kanunu - 03.03.2004 Tarihli 25391 Sayılı Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği - www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/guray/013/ - Y.9.H.D.9.E. 2003/23749 K. 2004/12114 T. 17.05.2004 |



