Sık Kullanılanlara Ekle
Anasayfam Yap




Yıllık Ücretli İzin PDF Yazdır E-posta
Yazar Hakan ATAKAN   
Pazartesi, 13 Eylül 2010 16:35

                                                  
Giriş

Yıllık ücretli izin, 22.05.2003 tarihli 4857 sayılı İş Kanununun 53.  il 60. ‘ıncı  maddeleri arasında düzenlenmiş olup, ayrıca 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de “Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği” yayımlanarak işverenlerce işçilere verilecek yıllık ücretli izinlerin usul ve esasları belirlenip yürütülmektedir.   


Yıllık Ücretli İzine Hak Kazanma ve İzin Süreleri

 

           Yıllık izin süresinin ve izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçinin işe başladığı ilk günden itibaren aynı işverenin bir veya  birden fazla işyerinde toplam olarak,     en az bir yıl çalışmış olması şartını sağlaması gerekmektedir.

 

Niteliklerinden ötürü çalışma süreleri bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.

 

İşveren ile çalışan arasında düzenlenmiş olan iş akdinde deneme süresi var ise bu süre de yıllık ücretli izin hesabına dahil edilecektir.

 

Ayrıca yıllık ücretli izin hakkından hiçbir şekilde vazgeçilemeyeceği unutulmamalıdır.

Çalışan yıllık ücretli izin hakkından feragat edemez, yerine parasını isteyemez.

         Anayasa’nın 50. maddesi hükmü gereği “……. Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.” denmektedir. 

 

Anayasa’nın bu hükmü gereği 4857 sayılı iş kanunu’ndaki düzenlemeler toplu olarak ele alındığında, kanunlarda sayılan olağanüstü haller dışında çalışanların Hafta Tatili, Ulusal ve Resmi bayramlarda ve Yıllık ücretli izin günlerinde çalışmadan dinlendirilmesi hususunda işverene ve işçiye zorunluluklar getirilmiştir. Bu kuralın normal koşullardaki istisnası iş sözleşmesinin fesih edildiği sırada varsa kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkına isabet eden ücretinin ödenmesidir. Bunun dışında gerek işveren’in işlerin aksamaması için yıllık ücretli izine çıkartmak yerine çalışana iznin ücretini önermesi, gerekse çalışanın gelirini arttırmak amacıyla izine çıkmak yerine parasını istemesi yasal değildir.

            Bir yıllık süre içinde 4857 sayılı İş Kanunu  55 inci maddede sayılan haller dışındaki sebeplerle işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar hizmet  süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde etmesi için gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet yılına aktarılır.

 

İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve yukarıdaki fıkra ve 55 inci madde hükümleri gereğince hesaplanır.


          
Yıllık ücretli izin süreleri belirlenirken çalışanın, aynı işverene ait bir veya birden fazla işyerindeki çalışma süreleri (Kıdemi) ile yaşı dikkate alınmaktadır.

Aynı işverene tabi çalışmalarına göre, çalışanlara verilecek yıllık ücretli izin süresi;

Hizmet Süresine Göre;
-     1    Yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dahil)      çalışanların izin süresi  = 14  iş gününden,

-     5    Yıldan Fazla 15 Yıldan az               çalışanların izin süresi  = 20  iş gününden,
-    15   Yıl dahil  ve daha fazla                    çalışanların izin süresi  = 26  iş gününden az olamaz.

Yaş Kriterine Göre;
-     Çalışan 18 veya daha küçük yaşta ise izin süresi                         = 20 iş gününden,
-     Çalışan 50 veya daha büyük yaşta ise izin süresi                         = 20 iş gününden az olamaz.

        Yıllık ücretli izin süresi içerisine denk gelen hafta tatili izinleri, yıllık ücretli izin süresine eklenir.

 

         Yıllık ücretli izin süreleri iş akdi veya Toplu iş sözleşmeleri ile arttırılabilir. Kanun’un Yıllık ücretli izin sürelerini  düzenleyen 53. maddesinde Yaş ve Kıdem kriterleri göz önüne alınarak belirlenen süreler asgari süreler olup, gerek çalışan ve işveren arasında düzenlenen iş akdi ile gerekse toplu iş sözleşmeleri yoluyla bu süreler arttırılabilir.

Yıllık Ücretli İzin Süresi, İzine Denk Gelen Milli ve Dini Bayram Günleri Kadar Uzar.

BAYRAM VE TATİL GÜNLERİ

 

* Ulusal Bayram Günü

    -  29 Ekim “Cumhuriyet Bayramı”
* Resmi bayram günleri şunlardır:

    -  23 Nisan günü “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”,              

    -  19 Mayıs günü “Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı”,

    -  30 Ağustos günü “Zafer Bayramı” ‘dır.                                              

* Dini bayram günleri şunlardır:

    -  Ramazan Bayramı (üç gün)

    -  Kurban Bayramı(dört gün)

* Diğer bayram günleri şunlardır:
    - 1 Ocak günü “yılbaşı” tatilidir.                                                                         
    - 1 Mayıs günü “Emek ve Dayanışma Günü” tatilidir.                                        

          Yıllık ücretli izin süresine denk gelen ve yukarıda sayılan Ulusal Bayram ve Genel Tatil günleri, izin süresine ilave edilir.

 

Yıllık Ücretli İzin Süresinin Hesabında Çalışılmış Gibi Sayılan Haller;

       4857 sayılı İş kanunu’nun 55. maddesi ile Yıllık ücretli izin hakkının hesaplanması sırasında, çalışanın işe gelmediği, aşağıda sayılan hallerde işe gelmiş gibi hesaplamaya dahil edileceği hüküm altına alınmıştır.

a.    İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler, (İşçinin           

       tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında  

       sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda yıllık ücretli izin  

       hesabında çalışılmamış gibi değerlendirilir.)
b.    Kadın İşçilerin doğumdan önce ve doğumdan sonra çalıştırılmadıkları günler, (Bu süre  

       doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 8 hafta olup, çoğul gebeliklerde doğumdan

       önceki 8 haftaya 2 hafta daha ilave edilir. Ancak Doğumdan sonraki 8 Haftalık izinin  

       bitiminden sonra ayrıca 6 aylık ücretsiz izin kullanılmışsa bu süre Yıllık ücretli izin  

       hesabında çalışılmış gibi kabul edilmez)
c     İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında, manevra veya herhangi bir kanundan dolayı  

       ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler, (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası   

       sayılmaz.)
d.    Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok  

       tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın on beş günü, (işçinin  

       yeniden işe başlaması şartıyla)
e.    4857 Sayılı İş Kanunu’nun 66. Maddesindeki zamanlar
1-    Madenlerde, taşocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su altında

       çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya  

       girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler.
2-    İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere     

       gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler.
3-    İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın

       ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler.
4-    İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde veya  

       bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini  

       yapmaksızın geçirdiği süreler.
5-    Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler.
6-    Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi,  

        işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip  

        götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp    

        getirilmeleri esnasında geçen süreler.
        İşin niteliğinden doğmayıp da işveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla işyerine       

        götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresinden sayılmaz.
f.     Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri,
g.    3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde   

       çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler,
h.    İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu

       kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre  

       kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası    

       kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak

       katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler,
i.     İşçilerin evlenmelerinde üç güne kadar, ana veya babalarının, eşlerinin, kardeş veya  

       çocuklarının ölümünde üç güne kadar verilecek izinler,
j.     İşveren tarafından verilen diğer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri,
k.    Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi

 

Cumartesi Çalışmayan İşyerlerinde Cumartesi Günü de Yıllık Ücretli İzin Süresine Hafta Tatili Olarak İlave Edilmeli midir?

4857 sayılı İş kanunu’nun hafta tatili ücreti başlıklı 46. Maddesinde; hafta boyunca kesintisiz olarak çalışmış olmak koşulu ile  (Ulusal Bayram ve Tatil günleri ile kanunda sayılan diğer haller çalışılmış gibi hesaplanır) 7 günlük zaman dilimi içersinde en az 24 saatlik kesintisiz dinlenme süresi (hafta tatili) vermesi zorunluluğundan bahsetmiş, 63. maddesinde ise haftalık çalışma saatinin en çok 45 saat olduğunu hüküm altına almıştır. Özellikle 46. maddesinde yapılan açıklamalar ışığında 7 günlük zaman dilimi içerisinde çalışana kesintisiz olarak 24 saatlik izin verileceğine vurgu yapılmıştır.

Açıklamalar ışığında, Cumartesi ve Pazar Günleri çalışmanın olmadığı işyerlerinde, Çalışan ile işveren arasında yapılmış yazılı iş akdi ile hafta tatili olarak kullanılan Cumartesi ve Pazar günlerinin, yıllık ücretli izin süresine ekleneceğine dair bir hüküm yok sa, yıllık ücretli izin hesabına hafta tatili olarak 1 gün olarak ilave edilecektir.

Yıllık Ücretli İzin Bölünebilir mi?

          Yıllık ücretli izin süresi işveren tarafından bölünemez. Çalışanın kıdemine göre hak etmiş olduğu izin sürelerinin sürekli bir biçimde verilmesi zorunludur.

Ancak, hak edilen izin süreleri tarafların anlaşması suretiyle bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.

Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.

Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.(Yıllık ücretli izin defteri)

Yıl İçinde Verilen İzinler Yıllık Ücretli İzinden Mahsup Edilebilir mi?


İş Kanunu’nun işveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin ücreti, izine çıkmadan önce çalışana ödenmelidir.

           İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.


          Tatil ücretinin hesabında Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.
Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort, komisyon ücreti, kâra katılma ve yüzde usulü ücret gibi belirli olmayan süre ve tutar üzerinden ücret alan işçinin izin süresi için verilecek ücret, son bir yıllık süre içinde kazandığı ücretin fiili olarak çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama üzerinden hesaplanır.
Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti işçinin izine çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. Yüzde usulünün uygulandığı yerlerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para dışında işveren tarafından ödenir. Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir.

Çalışan, Yıllık Ücretli İzinli İken  Başka Bir İşte Çalışabilir mi?

Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi içinde ücret karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi içinde kendisine ödenen ücret işveren tarafından geri alınabilir.

Emeklilerin  Yıllık  Ücretli  İzin  Hakları  Çalışanlarla  Aynı  mıdır?

            SSK, Bağkur, Emekli Sandığı kurumlarından birinden emekli olan kişi 4857 sayılı iş Kanunu’na tabi bir işyerinde çalışmaya başladığı tarihten itibaren kendisi için Kuruma normal çalışanlardan ayrı bir şekilde ve Sosyal Güvenlik Destek Primi  adı altında prim ödenmektedir.

Emekli kişilerin yıllık ücretli izin haklarının hesabında, normal çalışanlardan bir farkı yoktur. Deneme süresi dahil aynı işverene bağlı farklı işyerlerinde de olsa bir yıl çalışmış olan emeklilerin,  normal çalışanlarda olduğu gibi 14 çalışma günü ve 2 Hafta tatili günü olmak üzere (Genelde Pazar) toplam 16 günlük  izin hakkı vardır.
Emeklinin 50 yaşından büyük olması halinde, izin günü 20 çalışma günü ve 3 Hafta tatili günü olmak üzere toplam 23 gündür.

En son çalıştığı işyerinden emekli olan ve emekli olduktan sonra da Sosyal Güvenlik Destek Primi Ödeyerek aynı işyerinde çalışmaya devam eden kişinin  Yıllık ücretli izin süresinin hesabında emekli olmadan çalıştığı sürelerde hesaba katılır.

 

Örneğin; 18 Yıl aynı işyerinde çalıştıktan sonra emekli olan ve en son 26 gün ve 4 Hafta  tatili olmak üzere 30 günlük izine hak kazanmış çalışan, emekli olduktan sonra aynı işverene bağlı olarak Sosyal Güvenlik Destek primi ödeyerek çalışmaya devam ederse Yıllık ücretli izin hakkı yine 30 Gün olacaktır. Emeklilik nedeniyle yapılan çıkış ve emeklilik işlemlerinin tamamlanması için geçen 3-4 ay gibi bir süre sonrasında, emekli olarak girişinin yapılması nedeniyle yıllık ücretli izin hakkı  yeni işe girmiş biri gibi değil, eski kıdemi üzerinden devam ettirilecektir. Ancak Çalışanın emekli olduktan sonra tamamen başka bir işverene bağlı olarak Emekli statüsünde  işe girmesi halinde yıllık ücretli izin hakkı, yeni işe girmiş bir kişi gibi ve 4857 sayılı iş kanunu’nun 53. maddesi hükümleri göz önünde bulundurularak hesaplanacaktır. 

Askerlik Sonrası Eski İşyerinde Çalışmaya Başlandığında Yıllık Ücretli İzin Hesabı


“ Bu konuda örnek oluşturacak Yargıtay Kararında konuyla ilgili tespit davası açan bir işçi sendikasının davasını Yargıtay konunun tespit davasına gerek olmayacak kadar net olduğu gerekçesiyle reddetmiştir. [ Y.9.H.D.9.E. 2003/23749 K. 2004/12114 T. 17.05.2004]

DAVA: Davacı, yıllık izinlerinin eksik hesaplandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR: Davacı sendika, açmış olduğu dava ile sendika üyesi işçinin yıllık izninin tüm çalışma süresi toplamı üzerinden hesaplanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı işveren cevabında; davacı işçinin askere giderken hizmet aktini feshettiğini ve askerlik dönüşü yeni bir hizmet akdi kurulduğunu ve bu nedenle önceki çalışmanın süresinin izin günlerinin belirlenmesinde göz önüne alınamayacağını ileri sürmüştür.

1475 Sayılı İş Kanunu'nun 50. maddesinde; "....yıllık ücretli izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır..."

denilmektedir.


Yasanın bu açık hükmüne ve davacı işçinin askerlik nedeniyle işyerinden ayrılmasına ve bu ayrılışın askerlik öncesi hizmet süresinin izin günlerinin hesaplanmasında göz önünde tutulacağı maddede açıkça vurgulanmasına rağmen bu yönün tespiti şeklinde dava açılmasının yasal bir yönü bulunmamaktadır.”

Sonuç olarak, muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrılan çalışanın, askerlik dönüşü aynı işyerinde veya aynı işverenin başka bir işyerinde tekrar çalışmaya başlaması durumunda Yıllık ücretli izin hesabı yapılırken yeni işe girmiş kişilerde olduğu gibi değil,  askerlik öncesi en son kıdemi nerede kaldıysa oradan devam ediyormuş gibi hesaplama yapmak gerekmektedir.

Örneğin: Askere gitmeden önce, 7. yılına ait yıllık ücretli iznini 20 gün + 3 gün hafta tatili olmak üzere toplam 23 gün olarak kullanan çalışan,  2006 yılında Kıdem tazminatını ve diğer tüm haklarını alarak işyerinden  ayrılmış,  2008 yılında askerlik dönüşü tekrar eski çalıştığı işyerine tekrar giriş yapmıştır. 2009 yılında askerlik dönüşü sonrası ilk iznini kullanacak olan çalışan 8. yıl izni olarak yine 20 gün + 3gün hafta tatili  = 23 gün izin kullanacaktır.


İzin İsteğinin İşverene Bildirilmesi;

        İşin sağlıklı yürümesi ve aksamaması için işyerlerinde oluşturulan izin kurullarınca tüm çalışanların istek ve ihtiyaçlarına göre yıllık ücretli izin programlarının yapılabilmesi için, Çalışanın   hak ettiği yıllık ücretli iznini, kullanmak istediği zamandan, en az bir ay önce, işverene yazılı olarak bildirmek zorundadır.

Çalışan yıllık izin isteminde, adını, soyadını, varsa kurum sicil numarasını, iznini hangi tarihler arasında kullanmak istediğini ve ücretsiz yol izni isteyip istemediğini yazar.
İzin kurulu veya işveren, işçinin istediği izin kullanma tarihi ile bağlı değildir. Ancak, izin sıra ve nöbetleşmesini göstermek üzere söz konusu kurulca düzenlenecek çizelgeler işçinin talebi ve iş durumu dikkate alınarak hazırlanır.

Aynı tarihe rastlayan izin isteklerinde; işyerindeki kıdem ve bir önceki yıl iznini kullandığı tarih dikkate alınarak öncelikler belirlenir.

Yol izni alanlar bu süreyi kullanmadan işe dönerlerse, işveren bunları anılan sürenin bitiminden önce işe başlatmayabilir.

İşyerleri Yıllık Ücretli İzin Defteri Tutmak Zorunda mıdır?


         4857 Sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesinin son paragrafındaki hüküm gereği işveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.
İşveren, her işçinin yıllık izin durumunu aynı esaslara göre düzenleyeceği izin defteri veya kartoteks sistemiyle de takip edebilir.

        

İş Akdinin Sona Ermesi Halinde Hak Edilip Kullanılmayan İzin Ücreti Ödenir mi?

            İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı(5 yıl) iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.

           İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle (İhbar süresi), 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri (en az günlük 2 saat) yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez.

Kullanılmayan İzinler Yıl Sonunda Silinir mi ?


          İşverenlerin hangi nedenle olursa olsun, çalışanların ilgili yıla veya geçmiş yıllara ilişkin birikmiş yıllık ücretli izin haklarını yok etmeye yönelik yapacağı yazılı veya sözlü herhangi bir işlem yasal değildir. Böyle bir durumun ortaya çıkması halinde çalışanın iş akdinin feshinden itibaren 5 yıllık bir zamanaşımı süresini göz önünde bulundurarak yıllık ücretli izin haklarını talep etmek için dava açma hakkı vardır.

Yıllık Ücretli İzine İlişkin Yasa İhlalleri ve İdari Para Cezaları

- Yıllık ücretli izni yasaya aykırı olarak bölünen her işçi için ……………………….204,00 Tl
- Yıllık izin ücretini yasaya aykırı şekilde veya eksik ödenen her işçi için ………….204,00 Tl
- İş sözleşmesinin sona ermesinde kullanılmadığı iznin

   ücreti ödenmeyen her bir işçi için…………………………………………………..204,00 Tl
- İzin yönetmeliğine aykırı olarak izin kullandırılmayan

   veya eksik kullandırılan her işçi için………………………………………………..204,00 Tl

 

para cezası uygulanır.

 

Örnek-1 :
4 yıllık bir çalışması olan 18-50 yaş arası bir sigortalının hak ettiği izin süresi İş kanunu’nun 53. maddesi gereği 14 gün olup, bu izin süresine denk gelen 2 Pazar günü ayrıca 14 günlük süreye ilave edilecek, Toplam izin süresi 14+2=16 gün olacaktır.

 

Örnek-2 :
05.03.2000 tarihinde işe giren çalışanın yıllar itibariyle izin hakkı aşağıda gösterilmiştir. Bu çalışan yıllık ücretli izine 1 yılı doldurduğu 04.03.2001 tarihinde hak kazanacaktır. (Hafta tatili Pazar günü olarak varsayılmıştır.)
1.   Yıl    İzni Tarih aralığı - 05.03.2001 – 04.03.2002= 14 Gün + 2 gün hafta tatili   = 16 Gün,
2.   Yıl    İzni Tarih aralığı - 05.03.2002 – 04.03.2003= 14 Gün + 2 gün hafta tatili   = 16 Gün,
3.   Yıl    İzni Tarih aralığı - 05.03.2003 – 04.03.2004= 14 Gün + 2 gün hafta tatili   = 16 Gün,
4.   Yıl    İzni Tarih aralığı - 05.03.2004 – 04.03.2005= 14 Gün + 2 gün hafta tatili   = 16 Gün,
5.   Yıl    İzni Tarih aralığı - 05.03.2005 – 04.03.2006= 14 Gün + 2 gün hafta tatili   = 16 Gün,
6.   Yıl    İzni Tarih aralığı - 05.03.2006 – 04.03.2007= 20 Gün + 3 gün hafta tatili   = 23 Gün,
7.   Yıl    İzni Tarih aralığı - 05.03.2007 – 04.03.2008= 20 Gün + 3 gün hafta tatili   = 23 Gün,
8.   Yıl    İzni Tarih aralığı - 05.03.2008 – 04.03.2009= 20 Gün + 3 gün hafta tatili   = 23 Gün,
9.   Yıl    İzni Tarih aralığı - 05.03.2009 – 04.03.2010= 20 Gün + 3 gün hafta tatili   = 23 Gün,
10. Yıl    İzni Tarih aralığı - 05.03.2010 – 04.03.2011= 20 Gün + 3 gün hafta tatili   = 23 Gün,

 

Olarak yukarıda belirtilen tarih aralıklarında yıllık ücretli izin kullanacaklardır.


Örnek-3:
4. Yılına ait Yıllık  ücretli iznine 26.04.2010 tarihinde başlayan çalışanın izin süresi aşağıdaki gibi olacaktır.
Toplam İzin Hakkı         : 14 iş günü  + 2 gün hafta tatili + 1 gün 01 Mayıs  = 17 gündür.
İzin Başlangıcı               : 26.04.2010
İş başı     tarihi               : 13.05.2010

Yıllık ücretli izin süresi hesabında Hafta tatili olarak 2 Pazar Günü (02.05.2010 ve 09.05.2010) ve Çalışma gününe denk gelen 1 günlük, 01 Mayıs “Emek ve Dayanışma Günü” yıllık ücretli izin gününe eklenecek, ve toplam izin süresi 14+2+1 = 17 Gün olacaktır. 

Aynı uygulama, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim, 09-10-11 Eylül2010 tarihleri arasındaki Ramazan Bayramı ile 16-17-18-19 Kasım 2010 tarihleri arasındaki Kurban Bayramına denk gelen yıllık ücretli izinler içinde yapılacaktır.

 

 

        

          HAKAN ATAKAN

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

 

Web    :   www.hakanatakan.com.tr

e-mail :   Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 

 

 

KAYNAK   :

 

-          22.05.2003 Tarihli 4857 Sayılı İş Kanunu

-          03.03.2004 Tarihli 25391 Sayılı Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği

-          www.muhasebeturk.org/yazarlar/576-ali-karakus-kose-yazilari-makaleleri/17781-yillik-ucretli-izin-sureleri-suresi-2010-yili.html

-          www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/guray/013/

-          Y.9.H.D.9.E. 2003/23749 K. 2004/12114 T. 17.05.2004

 

bottom